Saturday, Şubat 14, 2009 - SEVGİYİ HATIRLAMAK İÇİN GÜNE İHTİYACI OLANLARA

Sevginin binlerce tezahürü vardır ve binlerce hali vardır aşkın... Ve aşk... Kör olası aşk... Ne zaman menderesler çizerek yüreğe düşeceği belli olmaz. Adresi belli olmayan mektup gibidir... O mektup size ulaştığında; Nefesinizin kesildiğini hissetmeye başlarsınız... Yüreğinizdeki tıpırtıların sesi binlerce kilometre uzaktan duyulacak kadar güçlü çıkar. Farkına bile varmazsınız... Göz gözü görmez olur; Gözünüz görmez olur ve gönlünüzle görmeye, gönlünüzle konuşmaya başlarsınız... Ve bu aşk dedikleri nemenem şey, en olmadık zamanlarda, en olmadık yerlerde, en olmadık şekillerde karşınıza çıkar ki, size hayır deme şansını bile bırakmaz... Ama bu sevda kimi zaman öylesine masum, öylesine saf ve karşılıksız gelişir ki, işte o dem sevginin bütün şifrelerini bir solukta çözüverirsiniz. Bu şifre kimi zaman masum bir bebeğin gülümsemesinde, kimi zaman sevgilinin busesinde, kimi zaman bir dostun yüreğinde, kainatın her zerresinde karşınıza çıkar.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Perşembe, Ocak 8, 2009 - Ben Filistinli ÇOCUK!

“Ben Filistinli çocuk!
Sizin yuvanız gibi sıcacık,
Benim de yuvam vardı ufacık.
Siz ne kadar şanslısınız!
Rüyalarınız bile şen, şakrak,
Ben ise rüyamdan bile ağla ,
Gece uykumun arasında,
Uyanıyorum korkarak!
Siz yaşadınız mı hiç:
Top mermileri arasında bağırarak,
Tankların altında ezilirken,
Korkuyla uykudan uyandığınızı,
Gördünüz mü hiç?”

|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Perşembe, Ocak 8, 2009 - EY YAHUDİ

Sezai Karakoç’un ‘Ey Yahudi’ şiirini sizlerle yürek acısı içerisinde paylaşmak isterim;
“Nihayet Mescid-i Aksa'yı da yaktın ey yahudi Asırlardır insanlığın ruhunu yaktığın gibi ey yahudi Aya çıkarak göğe çıktığını sandın ey yahudi Göğe çıktığına inanır inanmaz Büyük Peygamberin göğe çıktığı yeri yaktın ey yahudi Mescid-i Aksa'yı yaktın ey yahudi Daha doğrusu yaktığını sandın ey yahudi Senin yaktığın gökteki Mescid-i Aksanın ancak gölgesidir ey yahudi Senin yaktığın Mescid-i Aksanın ruhu değil, Taş, toprak ve ağaçtan işaretidir ey yahudi Ölüler gibi donmuş bizlere de Belki Mescid-in ateşinden bir köz düşer de Buzlarımız çözülür ey yahudi Sen vaktiyle peygamberlere ihanet ettiğin gibi Şimdi de Onların en büyüğünün miraca çıkış noktasına Göğe yükseliş noktasına ihanet ettin Sen asıl kendi kurtuluşuna ihanet ettin Mescid-i Aksanın ruhu yakılmaz Yakılan ancak taş ve topraktır Sen asıl kendini yaktın ey yahudi
Sen ancak kendi ruhunu ateşe attın Cehennemleştirdin kendini ey yahudi
Kudüs'ü aldıktan sonra Gazze’de yapmadığın işkence kalmadıktan sonra Demek Mescid-i Aksayı da yaktın ey yahudi Utanmazlığını en son uca çıkardın Tanrıdan çekinmediğini İnançsızlığını Kara yürekliliğini Zulüm aşkını Bir kere daha ilan ettin
Hakettiğin cezayı en şiddetli bir şekilde çekeceksin ey yahudi Sen kutsal Kudüs'ün ruhuna ihanet ettin Peygamberlerin dediği bir kere daha olacaktır. Sana haber verilen cezalar bir kere daha gelecektir başına Sen Süleyman Peygamberin ruhunu incittin ey yahudi Davut Peygamberin ruhunu sarstın ey yahudi Zebur’a ihanet ettin ey yahudi Tevrat’ın ve Zebur un Musa’nın Davut’un Süleyman’ın Ve bütün kitapların ve bütün peygamberlerin Gelmesini bekledikleri Geleceğini haber verdikleri Ve bütün kitapların ve bütün peygamberlerin Evrene, insana, yere, göre ışık saçan Büyük Peygamberin ayak bastığı yere İmam olup bütün peygamberlere Namaz kıldırdığı yere İhanet ettin, aklınca hakaret ettin ey yahudi Hakettiğin cezayı en şiddetli bir şekilde çekeceksin ey yahudi Büyük Peygamberin haber verdiği gibi Sen cezanı çekerken En vahşi taşların arkasına saklansan bile Taşlar olduğun yeri haber verecek Çünkü sen taşı bile yakacak kadar kinlisin ey yahudi Sana hiç bir zarar vermemiş bir ümmet için Sıkıştığın her sefer seni kurtaran Seni koruyan Acımasından ötürü senin kendisine sığınmanı kabul eden Kerim, cömert, mert bir ümmet için İnsanlığın son ümidi bir ümmet için En büyük kini duymaktasın O fakir de olsa uludur O mazlumdur Sen onun ululuğunu ve mazlumluğunu, hakikat taşıyıcılığını kıskanıyorsun ey yahudi Bir gün gelecek azgınlığın sona erecektir Kutsal Kudüs kurtulacak Mescid-i Aksayı bu ümmet altından ve zebercetten ve yakuttan Yeniden yapabilecek bir kudrete erecektir O gün Tanrının azabı senin için şiddetli olacaktır Biz istesek bile seni ondan kurtaramayacağız ey yahudi Bize bu yapılanı yapan sen değilsin Biz kendi cezamızı çekiyoruz Sen de bir gün kendi cezanı çekeceksin ey yahudi Sana yeryüzü lanet edecektir Sana gökyüzü lanet edecektir ey yahudi En kısa zamanda tövbe yolunu tutmazsan ey yahudi”
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazartesi, Ekim 13, 2008 - sen giderken

Yenildim vazgeçtim beni sevmenden Kalp kırık, yoruldum gitmelerinden Sevmedin belki beni çok yürekten Bil yeter ben üzüldüm sen giderken
Ah ölürmüydün beni biraz daha sevsen Mevsimsiz solmadım sararmadım mı ben tutmadın ellerimden Ben düşerken Kaçmadın mı gitmedin mi sen
Ah olmadım mı yanında sen çok yalnızken Sarmadım mı seni kimseler sarmazken İstedin vermedim mi her şeyimi En derinden sevmedim mi ben
Gitsen de silsen de beni kalbinden Yer etsen kendine yeni aşklarda Tek gerçek dönmem ki verdiğim sözden Tek aşksın hep duracak baş ucumda...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Ekim 12, 2008 - AŞKIM
Sabahladım sevgilim. Sesini duymadan sabahladım. Özlerken bir üşüdüğümü anımsadım, birde yittiğimi. İlk tanıştığımız yeri hatırladın mı? Uzun bir bekleyişti, sonra sen geldin uzun yollardan. Yanıbaşımda gözlerin gözlerimi arıyordu. Ben siyahlara bürünen kırmızı başlıklı bir kızdım sen ise yorgunluk çökmüş gözlerinle halsizdin.Sustum sadece " iyiyim " diyebildim koluna girerken.Sonrası gidilen mekanlar , yenmiş yemekler ve içilen çaylar kaldı müzik eşliğinde. O zaman mavi gözlerine aşık olmuştum işte , memlekete kar yağarken. ***** ***** **** ***** Bir gri buluttu üstüme düşen , Tutsam ellerime yapışacaktı. Koy verdim gitti , en sakin zamanda Avuçlarımın içine yerleşiverdi. O sevdaydı , hasretti , şefkatti… Üçünü bulduğum muazzam bir fırtınaydı… Adı AŞK 'tı. ***** ***** ***** ***** Memlekete kar yağarken almıştım ilk evlilik teklifini. Yüreğim üşümüştü ellerim boynuna sarıldığında. Beraber edinilen arkadaşlıklar , paylaşılan sohbetler oturtmuştu rayına ilişkiyi… Şimdi ne zaman SEN 'i düşünsem ellerimin terlediğini hissediyorum. Seni bir kez değil sayılamayan sayılar kadar seviyorum. Hayatıma renk verdiğin için , kaprislerimde çekilip yoklukları oynamadığın için , farklı düşüncelerde ortak payda çözümü bulup bana katlandığın için teşekkür ediyorum. AŞK , görülen fiziki yapı değilmiş , yürekmiş , beraber olduğunda alınan etkileşimin hiç bitmemesiymiş , elini tuttuğunda terlemekmiş utanarak. AŞK öyle bir şeymiş ki kapatılmadan uyunan uykuların tatlı horlamasıymış.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Saturday, Eylül 13, 2008 - SEVGİLİ N.T

Ilık bir rüzgar esti, Nereden geldi bilmiyorum... nereye gidiyorsun diye sordum.. Özlenen herşeye dedi.. Aklıma sen geldin.. Çünkü özlenen bir tek sendin...GÜL
Eğer insanlara boş elimi uzatır ve birşey alamazsam çok üzücü; Ama asıl ümitsiz durum; Dolu elimi uzatıp kabul edecek kimseyi bulamamamdır...
Hiç yüz vermedim güneşe bugün.. GÜL'ü gösterip hava attım çiçeklere.. Adını zıpkınla kazdım göğün en yüksek yerine... Bir de SENİ SEVİYORUM diye bağırdım duydun mu?
Hayalin hafızamdan silinene kadar, Izdırabın saçlarım dökülene kadar, Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar Her dakika Seni Seveceğim...GÜL
Sen hiç Buğulanmış cama "SENİ SEVİYORUM" yazıp, Harflerin arasından dışarıyı seyrederek, Kar taneleri altında Sevdiğini hayal ettin mi??
Seni ne yağmurlar, seller koparabilir kalbimden, Ne de deli gibi esen fırtına, Çünkü bir ağacın toprağa kök salması gibi bağlandım sana....GÜL DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN.....GÜL.ÖMÜR
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Ağustos 31, 2008 - 1 EYLÜL
 Bir eylül ayıydı ve eylülün biriydi. Unutmak için sevgiliyi çıktım sokaklara Sararmaya başlayan yaprakları gördüm. Göç eden kuşların boş kalan yuvalarını, Ve o yuvaların perişan hallerini gördü gözlerim. Terk edilişin acısını,yalnızlığın isyanını hissetti yüreğim derinden. Kendimi terk edilmiş,perişan olmuş yuvalara, Seni de göçmen kuşlara benzettim BİR EYLÜL'üm benim.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, Ağustos 24, 2008 - GÜLÜM
 Sen bir goncasın Alımlı, nazlı Narin mi narin Kederli, yaslı Olmuyor gülüm, olmuyor gülüm Bu haller sana Uymuyor gülüm Henüz açmamış bir goncasın Neden söyle bana, böyle yastasın Kırılma sakın, kırılma sakın Ne olur canım, kıyma sen sana İnan dayanamam ben buna Kıyma sen sana, kıyma sen sana Dayan gülüm, dayan gülüm Gelecek yakında inan gülüm Gülüm
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Saturday, Ağustos 9, 2008 - SANA OLAN SEVDAMDANDIR

Hep böyle başlıyorum söze farkındayım...
Baktım..Kaldım..Tekrar baktım ve tekrar kaldım! Olduğum yere çakıldım biri betonlaştırdı,heykelleştirdi sanki.Sağa kaçamadım sola kaçamadım...Elimi kaldırıp gözünü bile kapayamadım daha fazla içime işlemesin diye... Ne güç bıraktın,ne mecal!Var mıydı ötesi?Daha fazla ne gelebilirdi aşktan yana insanın başına?
İçimde bi çocuk vardı,onu büyütmüştüm ona öğretmiştim aşkla nasıl başedilir diye hatta yüreğimi gösterdim ona ders alsın diye;"Haline bak!Büyük bi savaştan çıkmış gibi... Kırık dökük,yıkık,hasarlı,tamir edilmez iyileşmez halde..Dermansız dert işte!" dedim...DİNLEMEDİ...Gördüğü ilk güzele aktı benimle,yüreğimle,gözlerimle... Eğer o yenilmeseydi bi çift göze bizde başedebilrdik o içimize işleyen gülüşe...
Gördüğümüz ilk güzelle,ilk gülüşle,ilk bakışla sarhoş olucak kadar mı yalnızdık?
Kahretsin elimdeki "tükenmez kalem" bitmiyor işte... Benim sana olan koskaca aşkım bitiyor ama bu lanet kalemin içindeki mürekkep kabuk bağlamak üzere olan yaralarıma tuz basmaya devam ediyor...Ben bitiyorum,yol bitiyor,özlem diniyor,hasret geçiyor...Aşkım son buluyor hatta tenim teninin kokusunu unutyor ama elimdeki bu kalemin mürekkebi bitmiyor!!!Ve sanki çoğalıyor her lanet yağdırışımda... Sanki benle inatlaşıyor sanki bişey söylemeye çalışyıor;"Ben bitmiyorum sen nasıl bitersin?" mi demek istiyor acaba?
Göğsünü gererek,kendinle Gurur duyarak bahsettiğin,her anlatışında gözlerini dolduğu,boğazının düğümlendiği,yutkunamadığın,canını yakan,yüreğini acıtan,elini ayağını titreten ama yinede ufacık da olsa biç bir pişmanlık duymadığın bi hikayen ,bi cesaretin ,bi savaşın var mı? Bukadar büyük bi aşkın var mı?
SUS ŞİMDİ!!! Bak konu sana geldi yine! Öyle büyük bi yüreğim,tahmin edemiceğin kadar fazla cesaretim ve aklının ermiceği kadar yüce bi aşkım var dı ki altında ezilip kalırsın! Açtığın yaralar,kırdığın kalpler elbet iyileşir dua et izi kalmasın... Senden kalan her iz bi damla gözyaşım olucak,akıcak ve acıtacak!!!
Bu benden son gidişin,sigaramdaki son fırt,şişemdeki son damla şarap,GÖZÜMDEKİ SON YAŞSIN!!!
Eyvallah sevdiğim...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
GÜLE DİKEN OLMAKTAN VAZGEÇTİM.EN GÜZELİ TOPRAK OLMAK.
Son Yazılarım
� <%RecentEntryTitle%>
Kategoriler
E-KARTLARFIKRAGUZEL SOZLERGUZEL YAZILARHIKAYELERKISSADAN HISSERESIMLERSIIRLERTARIH
Arkadaşlarım
� saclariniz � sevgipenceresi � webmasterkaynaklari � canandansiirler � frekans � eroman � nursalkimi � bizimalaniyi � kesintisizguckaynagi � Mansur � siberdevlet � teknikpcdersleri � camdikenalabalik � philton � fiberoptikci � busecegunler � kerrar � GRAFIKDUNYASI � gullercicekler � nurla � alternatifblog � sbullock � farenjitnedir � beyonceresimleri � horseracing � dizix � akasyaduragi24 � koaksiyel � turkancamm
|