.

hayir.tr.gg
sitene ekle
Friendster

S. Valentine images

Son eklenen yazılar

1 EYLÜL
SEVGİYİ HATIRLAMAK İÇİN GÜNE İHTİYACI OLANLARA
Ben Filistinli ÇOCUK!
EY YAHUDİ
sen giderken
AŞKIM
SEVGİLİ N.T
HAYIRLI RAMAZANLAR
GÜLÜM
SANA OLAN SEVDAMDANDIR




}
ROMEOBEN BLOGU
ASK&SIIR TUTKUNU


Vitamins and Supplements
Page Rank Icon HIKAYELER - AŞK&ŞİİR TUTKUNU(SEVDALİNKA)SÖYLER DURUR! - Blogcu

AŞK&ŞİİR TUTKUNU(SEVDALİNKA)SÖYLER DURUR!

Pazar, Ocak 14, 2007 - ÇİÇEK VE SUYUN AŞKI

Kategori: HIKAYELER

  Bir gün çiçek ve su arkadaş olurlar.Önceleri arkadaşça başlayan sevgileri birbirini tanıdıkça  çiçeğin suya aşkına dönüşür.İlk kez aşık olan çiçek etrafına mis gibi kokular saçmaktadır.Zaman geçtikçe  su da  çiçeğe  karşı  bir  şeyler  hissetmeye  başlar.Bu  suyun  da  ilk  aşkıdır.
  Günler,aylar geçer ama çiçek sudan beklediği ilgiyi görememektedir.Suya ''Seni seviyorum''der.Su ''Ben de seni seviyorum''der.Aradan zaman geçer.Çiçek alışkın değildir böyle ilgisizliğe.Suya ''Seni seviyorum''der.Su ''Ben de...''der.Çiçek sabırlıdır.Bekler,bekler,bekler.Öyle bir an gelir ki;çiçek artık etrafına güzel kokular yaymamaya başlar.Son kez suya döner ve ''Seni seviyorum''der.Su da ona ''Söyledim ya ben de seni...''der.
  Gün gelir çiçek yataklara düşer.Hastalanmıştır.Bu durum karşısında çok üzülen su son çare olarak bir doktor  çağırır.Çiçeğe  bakan  doktor  ''Maalesef ,artık  elimizden  bir  şey  gelmez''diyerek durumun ümitsizliğini suya açıklamaya çalışır.Su sevgilisinin ölümüne neden olan hastalığın ne olduğunu sorar doktora.Doktor suyu şöyle bir süzer ve ''Çiçeğin bir hastalığı yok.Bu çiçek sadece susuz kalmış.Yani ölüm nedeni susuzluk'' der.Artık çok geçtir ama su sevgiliye sadece seni seviyorum demenin yetersiz olduğunu anlamıştır.   

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, Ocak 13, 2007 - O DAHA İNSANCA BAKIYORDU

Kategori: HIKAYELER

 
  Zayiat vermek istemeyen bir General temizlik harekatında alması gereken bir köyü taş taş üstünde kalmayana kadar bombalatır.Özel birlikler köyü  sarar  ve  tek  tek  arayıp  temiz  raporunu  verip,alındı  listesine  bir  yenisini  ekleyip  tam  köyden  ayrılırken,arkalarından tek bir el ateş edilir. 
  Yine inanılmaz bir bombardıman başlar.Mantar gibi yükselen alev topları,makinelilerin sinir bozucu sesi ve arkasından korkunç bir ölüm sessizliği.
  Yine özel timler her bir deliği ararlar ve döküntülerin arasında bir deri bir kemik bir çocuğu elinde bir tüfekle bulurlar.Çocuğu doğrudan Generalin önüne getirirler.General çocuğu görünce çok etkilenir.Kimseleri görmeden bombalar yağdırmaya benzemez karşılıklı ilişki.Generalin sağ gözü takmadır.Üstelik de hayli belirgin bir protez.
  Çocuğa dönüp:
  Bak sana bir şans vereceğim.
  Hangi gözümün gerçek olduğunu bil,seni kurşuna dizilmekten kurtarayım.
  Çocuk bir an Generalin yüzüne bakar ve
  -Sağ gözün gerçek!
  General şaşırır.
  -Nasıl olur,sağ gözüm takma,niye böyle dedin ki?
  Çocuk:
  -O daha insanca bakıyordu.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, Ocak 13, 2007 - YOKSUL KÖLE

Kategori: HIKAYELER

  Harat şehrinde yoksul bir kişi vardı.Yoksul olduğu kadar da küstah ve kendini bilmez biriydi.Bir gün pazarda dolaşırken bir efendi ile yanındaki kölesini gördü.Kölenin sırtında atlas bir elbise,belinde de altın bir kemer vardı.
  Başını gökyüzüne kaldırıp:''Ya Rabbi'' dedi,şu efendinin,kuluna baktığı kadar sen kuluna bakmıyorsun.Kula nasıl bakılır,şu efendiden öğren.

  Günler sonra yine o pazardaydı.Padişahın o atlas elbiseler giyen,altın kemerler takan köleleri topladığını gördü.Padişahın adamları onlara olmadık işkenceler ediyor ve söyleyin efendinizin hazineleri nerede? diye soruyorlardı.
  O kölelerin hepsi işkenceden ölecek duruma geldikleri halde hiçbiri efendisinin aleyhinde konuşmadı ve sır vermedi.
  Bu durumu şaşkınlıkla seyreden yoksulun  kulağına  şöyle  bir  ses  geldi:
  ''Ey kula nasıl bakılır,diyen yoksul!Sen de kul nasıl olur gör.Ve bilmiyorsan o efendileri için can veren kölelerden öğren.''
  Yoksul adam çok mahcup oldu,yüzü kızardı.Hiç kulluk etmediği halde Rabbi hakkında su-i zandan ve küstahça sözlerinden dolayı tevbe edip af diledi.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Ocak 10, 2007 - ANKA KUŞUNUN HİKAYESİ

Kategori: HIKAYELER

 
     Rivayet  olunur  ki,kuşların  hükümdarı  olan  Simurg  Anka,bilgi  ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş.Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş.Kuşlar dünyasında ters giden bir şey olursa onlar da Simurg'u bekler dururlarmış.Ne var ki,Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.  
     Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş.Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.Ancak Simurg'un yuvası,etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş.Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş.Kuşlar,hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar.Yorulanlar ve düşenler olmuş.
    Önce bülbül geri dönmüş,güle olan aşkını hatırlayıp;papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş;kartal;yükseklerdeki krallığını bırakamamış;baykuş yıkıntılarını özlemiş,balıkçıl kil bataklığını.Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.Altıncı Vadi şaşkınlık,yedinci vadi yok oluş vadisymiş.Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki Simurg Anka,Otuz Kuş demekmiş.Onların her biri Simurgmuş.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, Ocak 6, 2007 - BİR AŞK HİKAYESİ.................EN GÜZEL

Kategori: HIKAYELER

 
                   Zamanın birinde güzel bir köyde,güzeller güzeli bir kız varmış.Bu güzellik abidesine o köyde yaşayan bir genç aşık olmuş ve kızı ailesi gidip istemiş.Kız bu teklifi geri çevirmiş ve o gençde üzüntüsünden köyü terkederek başka bir yere taşınmış.Merak edenler için o güzel kızın kötü olan huyu en güzel meraklısıymış.
                  Gel zaman git zaman derken güzel kıza aşık olup,reddedilmenin üzüntüsüyle köyü terk eden genç evlenmiş olarak geri dönmüş.Tabi bu genç o güzel kızın durumunuda merak ediyormuş.Acaba kiminle evlendi,zenginmi,yakışıklımı diye.Kızın evini uzaktan izlerken birde ne görsün kızın yanında saçları dökülmüş,şişman ve kısa boylu biri duruyor.Genç donakalmış ve beni beğenmeyip reddeden kız bu adamla nasıl evlendi diye merak etmeye başlamış.
                  Sonunda dayanamayarak güzel kızın kocasının evde olmadığı bir gün kızın kapısını çalmış.Kapıyı açan güzel kız da o genci tanımış.Biraz sohbetten sonra genç kıza dönerek bu adamla nasıl evlendiğini merak ettiğini sormuş.Kız gence dönerek evin arkasında bulunan gül bahçesine gelmesini ve ordan arkasına dönmeden en güzel gülü getirmesini istemiş.Gül bahçesine giren genç arkasına bakmadan en güzel gülü bulup kıza vermek için aramaya başlamış.Bu güzel,şu güzel,bu hepsinden güzel derken gül bahçesinin sonuna varmış ve orada güzel kıza verecek tek bir gül kalmış.O gülde solmuş ve kurumaya yüz tutmuş bir gülmüş.
                    Evet sevgili blog dostları,sevgi ve sevgili peşinden koşanlar hisse çıkarmak tamamen size kalmış.Yorumlarınızı bekliyorum.
              
                                                                              ÖMÜR EKİNCİ-ROMEOBEN
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Ocak 3, 2007 - BİR HİKAYE................SİYAH BALON

Kategori: HIKAYELER

         
      Küçük zenci bir çocuk,şehrin lunaparkında dolaşırken bir satıcının elindeki  balonları  seyre  dalmıştı.Her  renkten  ve her biçimden balonlar ışıl ışıl parlıyorlardı.  
      Derken,birdenbire kırmızı bir balon kazara bağlandığı yerden kurtularak havada uçtu,uçtu,uçtu ve nihayet aşağıdan seçilemeyecek kadar yükseldikten sonra gözden kayboldu.Bu manzarayı seyretmek için öyle bir insan kalabalığı toplanmıştı ki,satıcı bir tane daha bırakmanın iyi bir reklam olacağını düşünerek havaya parlak sarı renkte bir balon daha bıraktı.Arkasından bir tane de beyazını çözdü.  
      Küçük  zenci,olduğu yerden  bir hayranlık  içerisinde  ardı  ardına uçan  rengarenk  balonları  seyrettikten  sonra:
      Baloncu amca dedi.Acaba bir de siyah renkte balon bıraksanız,ötekiler kadar yükselir mi?
      Baloncu adam,anlayışlı bir bakışla çocuğa tebessüm ederek,siyah renkli bir balonu çözdü.Parmaklarını gevşetip onu da boşluğa bırakırken:
      Yavrum! dedi.Bizi yükselten dışımızdaki renk değil,içimizdeki cevherdir.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

GÜLE DİKEN OLMAKTAN VAZGEÇTİM.EN GÜZELİ TOPRAK OLMAK.

Son Yazılarım

� <%RecentEntryTitle%>

Kategoriler

Arkadaşlarım

frekans
nurla
eroman
canandansiirler
mansur
sevgi penceresi
nursalkimi
grafikdunyasi
bizimalaniyi
saclariniz
busecegunler
dizix
gullercicekler
philton
sbullock
webmasterkaynaklari
siberdevlet
farenjitnedir
alternatifblog
teknikpcdersleri
kesintisizguckaynagi
fiberoptikci
beyonceresimleri
horseracing
akasyaduragi24

Google







Bu alanı görüntülemek için flash player yüklemeniz gerekmektedir.


Defteri Oku
Deftere Yaz ALIGN>
https://www.superteklif.com/super-uye-formu.aspx?rid=q8cm2iODBso_____eql____SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!http://www.sevgilimibul.com?gir=5601 Site ekle Pardus... Özgürlük İçin... Toplist - Site Ekle Bloglar Alemi