Salı, Eylül 1, 2009 - 1 EYLÜL
 Bir eylül ayıydı ve eylülün biriydi. Unutmak için sevgiliyi çıktım sokaklara Sararmaya başlayan yaprakları gördüm. Göç eden kuşların boş kalan yuvalarını, Ve o yuvaların perişan hallerini gördü gözlerim. Terk edilişin acısını,yalnızlığın isyanını hissetti yüreğim derinden. Kendimi terk edilmiş,perişan olmuş yuvalara, Seni de göçmen kuşlara benzettim BİR EYLÜL'üm benim. Her eylül birde aşkın doğum günü kutlandı. Coşkuyla tutkuyla. Semada düğünler, şenlikler yapardı varlıklar. Mehtap ve yıldızlar dans ederlerdi pırıltıyla. Güneş kıyamazdı tenleri yakmaya. Tanrıya adanırdı ilk geceler , gökler şahit olurdu kalbi kalbe kilitlerdi sonsuza dek. Bir damla su yeterdi ateşleri yakmaya , yudumlardılar doya doya gözden göze hevesleri . DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN 1 EYLÜL
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cumartesi, Şubat 14, 2009 - SEVGİYİ HATIRLAMAK İÇİN GÜNE İHTİYACI OLANLARA

Sevginin binlerce tezahürü vardır ve binlerce hali vardır aşkın... Ve aşk... Kör olası aşk... Ne zaman menderesler çizerek yüreğe düşeceği belli olmaz. Adresi belli olmayan mektup gibidir... O mektup size ulaştığında; Nefesinizin kesildiğini hissetmeye başlarsınız... Yüreğinizdeki tıpırtıların sesi binlerce kilometre uzaktan duyulacak kadar güçlü çıkar. Farkına bile varmazsınız... Göz gözü görmez olur; Gözünüz görmez olur ve gönlünüzle görmeye, gönlünüzle konuşmaya başlarsınız... Ve bu aşk dedikleri nemenem şey, en olmadık zamanlarda, en olmadık yerlerde, en olmadık şekillerde karşınıza çıkar ki, size hayır deme şansını bile bırakmaz... Ama bu sevda kimi zaman öylesine masum, öylesine saf ve karşılıksız gelişir ki, işte o dem sevginin bütün şifrelerini bir solukta çözüverirsiniz. Bu şifre kimi zaman masum bir bebeğin gülümsemesinde, kimi zaman sevgilinin busesinde, kimi zaman bir dostun yüreğinde, kainatın her zerresinde karşınıza çıkar.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Perşembe, Ocak 8, 2009 - Ben Filistinli ÇOCUK!

“Ben Filistinli çocuk!
Sizin yuvanız gibi sıcacık,
Benim de yuvam vardı ufacık.
Siz ne kadar şanslısınız!
Rüyalarınız bile şen, şakrak,
Ben ise rüyamdan bile ağla ,
Gece uykumun arasında,
Uyanıyorum korkarak!
Siz yaşadınız mı hiç:
Top mermileri arasında bağırarak,
Tankların altında ezilirken,
Korkuyla uykudan uyandığınızı,
Gördünüz mü hiç?”

|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Perşembe, Ocak 8, 2009 - EY YAHUDİ

Sezai Karakoç’un ‘Ey Yahudi’ şiirini sizlerle yürek acısı içerisinde paylaşmak isterim;
“Nihayet Mescid-i Aksa'yı da yaktın ey yahudi Asırlardır insanlığın ruhunu yaktığın gibi ey yahudi Aya çıkarak göğe çıktığını sandın ey yahudi Göğe çıktığına inanır inanmaz Büyük Peygamberin göğe çıktığı yeri yaktın ey yahudi Mescid-i Aksa'yı yaktın ey yahudi Daha doğrusu yaktığını sandın ey yahudi Senin yaktığın gökteki Mescid-i Aksanın ancak gölgesidir ey yahudi Senin yaktığın Mescid-i Aksanın ruhu değil, Taş, toprak ve ağaçtan işaretidir ey yahudi Ölüler gibi donmuş bizlere de Belki Mescid-in ateşinden bir köz düşer de Buzlarımız çözülür ey yahudi Sen vaktiyle peygamberlere ihanet ettiğin gibi Şimdi de Onların en büyüğünün miraca çıkış noktasına Göğe yükseliş noktasına ihanet ettin Sen asıl kendi kurtuluşuna ihanet ettin Mescid-i Aksanın ruhu yakılmaz Yakılan ancak taş ve topraktır Sen asıl kendini yaktın ey yahudi
Sen ancak kendi ruhunu ateşe attın Cehennemleştirdin kendini ey yahudi
Kudüs'ü aldıktan sonra Gazze’de yapmadığın işkence kalmadıktan sonra Demek Mescid-i Aksayı da yaktın ey yahudi Utanmazlığını en son uca çıkardın Tanrıdan çekinmediğini İnançsızlığını Kara yürekliliğini Zulüm aşkını Bir kere daha ilan ettin
Hakettiğin cezayı en şiddetli bir şekilde çekeceksin ey yahudi Sen kutsal Kudüs'ün ruhuna ihanet ettin Peygamberlerin dediği bir kere daha olacaktır. Sana haber verilen cezalar bir kere daha gelecektir başına Sen Süleyman Peygamberin ruhunu incittin ey yahudi Davut Peygamberin ruhunu sarstın ey yahudi Zebur’a ihanet ettin ey yahudi Tevrat’ın ve Zebur un Musa’nın Davut’un Süleyman’ın Ve bütün kitapların ve bütün peygamberlerin Gelmesini bekledikleri Geleceğini haber verdikleri Ve bütün kitapların ve bütün peygamberlerin Evrene, insana, yere, göre ışık saçan Büyük Peygamberin ayak bastığı yere İmam olup bütün peygamberlere Namaz kıldırdığı yere İhanet ettin, aklınca hakaret ettin ey yahudi Hakettiğin cezayı en şiddetli bir şekilde çekeceksin ey yahudi Büyük Peygamberin haber verdiği gibi Sen cezanı çekerken En vahşi taşların arkasına saklansan bile Taşlar olduğun yeri haber verecek Çünkü sen taşı bile yakacak kadar kinlisin ey yahudi Sana hiç bir zarar vermemiş bir ümmet için Sıkıştığın her sefer seni kurtaran Seni koruyan Acımasından ötürü senin kendisine sığınmanı kabul eden Kerim, cömert, mert bir ümmet için İnsanlığın son ümidi bir ümmet için En büyük kini duymaktasın O fakir de olsa uludur O mazlumdur Sen onun ululuğunu ve mazlumluğunu, hakikat taşıyıcılığını kıskanıyorsun ey yahudi Bir gün gelecek azgınlığın sona erecektir Kutsal Kudüs kurtulacak Mescid-i Aksayı bu ümmet altından ve zebercetten ve yakuttan Yeniden yapabilecek bir kudrete erecektir O gün Tanrının azabı senin için şiddetli olacaktır Biz istesek bile seni ondan kurtaramayacağız ey yahudi Bize bu yapılanı yapan sen değilsin Biz kendi cezamızı çekiyoruz Sen de bir gün kendi cezanı çekeceksin ey yahudi Sana yeryüzü lanet edecektir Sana gökyüzü lanet edecektir ey yahudi En kısa zamanda tövbe yolunu tutmazsan ey yahudi”
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazartesi, Ekim 13, 2008 - sen giderken

Yenildim vazgeçtim beni sevmenden Kalp kırık, yoruldum gitmelerinden Sevmedin belki beni çok yürekten Bil yeter ben üzüldüm sen giderken
Ah ölürmüydün beni biraz daha sevsen Mevsimsiz solmadım sararmadım mı ben tutmadın ellerimden Ben düşerken Kaçmadın mı gitmedin mi sen
Ah olmadım mı yanında sen çok yalnızken Sarmadım mı seni kimseler sarmazken İstedin vermedim mi her şeyimi En derinden sevmedim mi ben
Gitsen de silsen de beni kalbinden Yer etsen kendine yeni aşklarda Tek gerçek dönmem ki verdiğim sözden Tek aşksın hep duracak baş ucumda...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cumartesi, Eylül 13, 2008 - SEVGİLİ N.T

Ilık bir rüzgar esti, Nereden geldi bilmiyorum... nereye gidiyorsun diye sordum.. Özlenen herşeye dedi.. Aklıma sen geldin.. Çünkü özlenen bir tek sendin...GÜL
Eğer insanlara boş elimi uzatır ve birşey alamazsam çok üzücü; Ama asıl ümitsiz durum; Dolu elimi uzatıp kabul edecek kimseyi bulamamamdır...
Hiç yüz vermedim güneşe bugün.. GÜL'ü gösterip hava attım çiçeklere.. Adını zıpkınla kazdım göğün en yüksek yerine... Bir de SENİ SEVİYORUM diye bağırdım duydun mu?
Hayalin hafızamdan silinene kadar, Izdırabın saçlarım dökülene kadar, Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar Her dakika Seni Seveceğim...GÜL
Sen hiç Buğulanmış cama "SENİ SEVİYORUM" yazıp, Harflerin arasından dışarıyı seyrederek, Kar taneleri altında Sevdiğini hayal ettin mi??
Seni ne yağmurlar, seller koparabilir kalbimden, Ne de deli gibi esen fırtına, Çünkü bir ağacın toprağa kök salması gibi bağlandım sana....GÜL DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN.....GÜL.ÖMÜR
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazar, August 24, 2008 - GÜLÜM
 Sen bir goncasın Alımlı, nazlı Narin mi narin Kederli, yaslı Olmuyor gülüm, olmuyor gülüm Bu haller sana Uymuyor gülüm Henüz açmamış bir goncasın Neden söyle bana, böyle yastasın Kırılma sakın, kırılma sakın Ne olur canım, kıyma sen sana İnan dayanamam ben buna Kıyma sen sana, kıyma sen sana Dayan gülüm, dayan gülüm Gelecek yakında inan gülüm Gülüm
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Cuma, August 8, 2008 - Nefretim Aşkımı Aştı Bu Gece
Sen benim gözümde bir hiçsin artık, Nefretim aşkımı aştı bu gece Bugün ki sözlerin söz müydü artık Son sözün sabrımı aştı bu gece
Kolayca bitsin bu diyemedin de Salladın savurdun basiretsizce Hiç mi ders almadın onca gezdik de Yağmurun rahmeti aştı bu gece
Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi? Günüm sensiz bomboş deyişimiz mi? Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi? Yalanın doğrunu aştı bu gece
Evlenmek hayali kapımda idi Giriş kat evimin boyası yeni Mobilyan,takımın, alınmış idi Vuslatım tadını aştı bu gece
Yemedim yedirdim ne varsa sana Üç kuruşum olsa verirdim daha Memurdum yoksuldum hatırlasana Hafızam haddini aştı bu gece
Ayakların donmuş,üşümüştün de Gece yatamamış üzülmüştüm de Bir ay oruç tutup yememiştim de O çizmen boyunu aştı bu gece
Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile tan beklenir kul bilmese de Kızgınlığım buna, sebep ise de Sabrım miadını aştı bu gece
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Temmuz 23, 2008 - GÜL BAKIŞLIM
 Gül teninden oyalanıp süzül de gel Gül bakışlım gözyaşlarım silip de gel Yaram sızlar yalnızlığım bilip de gel Gül bakışlım gel..Ay büyüdü geceleri seni bekledim Ak gerdanda gül kokulu tenin özledim Çare bilmez dertlerimle yolun gözledim Gül kokuşlum gel.. Aya sordum gözlerini kaçırdı benden Gül bakışlım güller aldım ektim yeniden Beni bıraktın gül bakışlım senin idim ben Gül bakışlım gel..
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
Pazartesi, Temmuz 14, 2008 - ŞİMDİ DİNLE VE GİT
Sen Yorulma, Ben Giderim Güzelim Silahı Çekip Vurmana Gerek Yok Sensiz Zaten Biterim Seni Severken Sana SOrmadım ki, Danışmadım ki Şimdi Seni Unutmak İçin Senden Yardım Dileyeyim Kafanı Takma Acılar Benim İçime Atar GideriiiM Şimdi Dinle Ayrılığın Şarkısını Şimdi Dinle Bu Aşığın Sancısını Şimdi Dİnle Darbelerin Hep Banamı İsyanların Hep Banamı Göz Yaşlarım Hep Sanamı Akacaklar
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
GÜLE DİKEN OLMAKTAN VAZGEÇTİM.EN GÜZELİ TOPRAK OLMAK.
Son Yazılarım
� <%RecentEntryTitle%>
Kategoriler
Arkadaşlarım
� frekans � nurla � eroman � canandansiirler � mansur � sevgi penceresi � nursalkimi � grafikdunyasi � bizimalaniyi � saclariniz � busecegunler � dizix � gullercicekler � philton � sbullock � webmasterkaynaklari � siberdevlet � farenjitnedir � alternatifblog � teknikpcdersleri � kesintisizguckaynagi � fiberoptikci � beyonceresimleri � horseracing � akasyaduragi24
|